YENİ YIL DİLEKLERİM - 2015

Ve yine bir seneyi daha bitiriyoruz. Facebook sağolsun zaten herkesin yeni yılı müthiş geçmiş, bize de katkılarımız dolayısıyla teşekkür ediyor bütün arkadaşlarımız, aile fetlerimiz. Her ne hikmetse bu insanların çoğu da hayatından ne kadar memnuniyetsiz olduğunu söylüyor sürekli:p Umuyorum ki gerçekten iyi geçmiştir ve daha da iyisi bizi bekliyordur...
Bense geçtiğimiz seneki dileklerimin birçoğunu gerçekleştirmiş olmanın haklı gururunu yaşıyorum:)
En önemlisi de konfor alanımı terk edip belki korkutucu ve zorlu ama bir o kadar da güzel adımlar attım. O yüzden ilk dileğim haliyle attığım adımların bana başarı getirmesi:)
Gelelim diğer tüm dileklerime;

  • Geçtiğimiz sene tatil planlarımda birçok farklı ülke vardı. Balkanlar'ı tamamladım diyebilirim:)  
Bosna Hersek- Saraybosna
Bosna Hersek- Mostar
Karadağ- Kotor
Makedonya- Ohrid

Karadağ- Budva
Sırbistan- Novi Sad
Sırbistan- Belgrad


Ama önümüzdeki sene daha uzak rota planlarım var. İlki Tayland, yeryüzündeki cenneti bu sene keşfetmeye taktım kafayı:)
İkincisi de Orlando, ama tek amacım Theme Park tatili yapmak, önceliğimde tabii ki Harry Potter Wizarding World olacak. Evet itiraf ediyorum 28 yaşıma da gelsem de en sevdiğim kitap ve film değişmeyecek:)
  • Bu sene takip edenler biliyor iş değiştirdiğimi, haliyle yeni işe alışma sürecindeyken bu işten beklentilerimi karşılamasını ve herşeyin daha da iyi olmasını diliyorum:) Yarın da eğitime İstinye Park'ta devam ediyorum, bir sürede oradayım, bakalım asıl mağazam neresi olcak:) 
  • 33 yaşımda zengin olacağım ya (17 yaşımda baktırdığım fala böyle de inanıyorum işte:p) bunun için daha çok çalışmak için bol enerji ve önüme yaratıcılığımı kullanabileceğim yeni alanlar çıkmasını diliyorum. 
  • Bu seneden de Milli Piyango'yu dilemezsem rutin bozulur:) Evet farkındayım hala çıkmadı da neden olmasın, belki bu sene zamanı gelmiştir:p
  • Boooollcaaaa para istiyorum, Tom Ford ve Sophia Webster ayakkabılar, Sandro çanta gibi bi sürü bi sürü #musthavelist ürünüm var:)


Sağlık ve sevdiklerimizle geçrilecek bir yıl ise aslında bu listenin en başında olması gereken madde. Onlarsız iyi bir yaşam düşünülemez çünkü.
Yeni yıl hepimize eeeen çok istediklerimizi, mutlulukla getirsin...
Ayrıca yeni yıla yine klasikleşmiş kurabiyelerimi tabii ki hazırladım:)

Şimdiden iyi seneler :)

Ö,


KONFOR ALANININ DIŞINDAN SESLENİYORUM...

Hayat gülmek onu öylesine güzel bir hale getiriyor ki...
Bugün yeni iş hayatıma adım atışımın üzerinden 2 ay geçmiş sanki daha 2 gün olmuş gibi.
Bu süreçte olanlardan biraz bahsedeyim istiyorum.


Bu zamana kadar hep mutluluğun yaşamdaki en önemli şey olduğunu düşündüm, hep de bu mutluluk için beni üzen, canımı sıkan ne varsa ya onu hayatımdan uzaklaştırdım ya da ben uzaklaştım. Yeri geldi bencil olmakla suçlandım, yeri geldi rol mu yapıyorsun sorularıyla karşılaştım.
Hayır rol yapmıyorum, sadece mutlu olmayı tercih ederek hayatımı kendi ellerimle örüyorum.
Mutluluk takıntılı olmak çok keyifli, siz de gelsenize...
Peki konfor alanını terk ettiğinde neler oluyor?

1.gün:
Sabah erken kalkma derdim yok, oh yeaaah naraları eşliğinde gece dizi, film ne varsa izlemece. Ertesi sabah alarmsız, uykunu alınca uyanmanın verdiği mutlulukla pamuk gibi uyanmak.

2.gün: Daha önce gün içinde yapamadığın ne varsa hepsini birden yapma isteğiyle dolmak. Kargo şubesine gidip kargonu teslim almak bile dahil buna😄
3.gün: Gün içerisinde, trafik derdine takılmadan İstanbul'un keyfini çıkarabilmek. Tarabya sahilde koşu, Bebek'te kahve keyfi (hep hayalini kurduğum💖)

1.hafta: Bloga daha çok vakit ayırabilecek olmanın mutluluğunu yaşamak. Kendine yeni meşgaleler yaratmak, incik boncuğa sarmak, yeni seyahatler planlamak vb.
2.hafta: Sabahları evde olduğunda Aşk-ı Memnu'yu izleyebilme keyfini doyasıya yaşamak

3.hafta: Çalışmaya alışkın bünyenin boş boş gezdikçe sıkılmaya başlaması
4.hafta: Yetti gari çalışmaya başlıyom ben yaaaah

Sonrasında konfor alanını terk etmenin ilk etkileri ortaya çıkmaya başlıyor. Yeni işe başlamadan önce bir heyecan, stres. Bilinmezliğin beraberinde getirdiği mide ağrıları... İlk sabah ilkokula yeni başlayan çocuk gibi oluyor insan, mutluluktan heyecandan ölen, dokunsan ağlayabilcek halde...
Ben ilk günümde mağazada kabinde çiçek ve çikolata ile ekip tarafından karşılandığımda gözlerim dolu dolu olmuştu, biliyordum burası güzel olcaktı. Hislerimde de geçen iki ayda yanılmadığımı gördüm. Öylesine candan, öylesine güzel insanlarla tanıştım ki, sanki hep bu ekibin bir parçası kalacakmışım gibi sahiplendim, sahiplenildim. Çünkü bu işte ekip herşey demek ve yeni işimde güzel bir yerde doğdum diyorum artık.

Bu hafta eğitim mağazamdaki yani ilk mağazamdaki son haftam bakalım yeni mağazamda neler bekliyor olacak beni. Heyecan bitmiyor, Next Season Coming Soon...

Özetle konfor alanı dışından bildiriyorum: Burda cidden öcüler yokmuş. Evet kolay bir yol olmadığı kesin ama mutlu olmak ve hedeflerinize ulaşmak için terk edin gitsin artık, hayata karşı biraz domuz gibi durmak lazım😄 

Ya da söylenmeyi bırakın ve elinizdekilerle mutlu olmaya bakın en azından...
Takipte kalın:)

Ö,