Ankaralı Olmak...


12 Eylül 2009- İstanbul’a taşındım.
Başlarda her şey o kadar zor ve ağır geliyordu ki, her şeyi geride bırakarak nasıl böylesine bir şeye kalkıştım ki diyordum. Ama işin ucunda İstanbul vardı ne de olsa. 24 saat uyumayan o büyülü şehir. Bir şekilde alışırdım nasılsa.



Gerçekten de alışmak çok da zor olmadı, çünkü bu şehir YA-ŞI-YOR. Eğlencesi, hareketi, 7-24 yapılabilecek bir şeyler olması insana işte şehir dediğin böyle olur dedirtiyor. Tabi bunun yanında insanı delirten, sinirden kudurtan yanları da yok diyemeyiz.

Her yeni günün rutini olarak bugün de işten çıktım ve okulun yolunu tuttum. Büyükdere’nin o işkence dolu trafiğini çekerek ilerlerken bir yandan da İstanbulluların deli gibi araba kullanmalarına karşılık veren çılgın dolmuş şoförünün korkunç manevralarına maruz kalarak Beşiktaş’a varmayı başardım.

Her gün bu trafikte işkence çekerken aslında Ankaralı olmanın ne kadar da güzel olduğunu düşünürken buluyorum kendimi. Ya da bir İstanbullunun Ankara için söylediği “ Ankara’nın en güzel yanı İstanbul’a dönüşü” lafına karşılık Ankara’yı nasıl da savunduğumu görüyorum. Çünkü Ankaralı olmak ne İstanbullu ne İzmirli ne de başka bir şehirli olmaya benzer. Gariptir Ankaralı olmak, garip ve içtendir Ankaralıların paylaşımları, yaşadıkları, ortak noktaları.  
Diğer şehirliler gibi basit bir bağ değildir bizimkisi. Yani bir kitapta, bir filmde ya da dizide şehrimizi, onunla ilgili bir semti, onu anımsatan başka bir şeyi görsek, okusak bir gülümseme oluşur yüzümüzde. (Behzat Ç. niye bu kadar tuttu sanki:) )


 İstanbul gibi birbirine uzak olmak değil hep iç içe olmak demektir Ankara, İstanbul gibi yapay değil içten olmak demektir. Hangimiz aşağıdakileri yapmadık ki, ya da hangisi biz Ankaralılar için bir şey ifade etmiyor olabilir ki?
©   ©      Bir mekana gittiğinizde içeridekilerin %50sini tanımak demektir. (Bizim Ankara biraz köy gibidir de her yerde mutlaka birilerini bulursunuz.)
©   ©      Zafer Çarşı'sından 2. El kitap almaktır.
©   ©     Olgunlar; İngilizce kitaplarınızı almak için ilk adresiniz olması demektir.
©   ©      Babanızın memur olması demektir.
©   ©      Bir zamanlar Or-an’a ya da Çayyolu’na  giderken “Buralarda şehir dışı be” demiş olmaktır.
©   ©      Sinemaya gitmeye karar verip yarım saat sonraki seansa yetişebilmek ve bunu İstanbullulara anlatırken şaşkın suratları izleyerek eğlenmektir.
©   ©      ODTÜ’lü değilsen içeriye girerken kimlik sormamaları için kapıdan kendinden emin adımlarla yürüyerek geçmek demektir.
©   ©     Ortaokul döneminde Karum’un yan merdivenlerinde piyasa yapmak demektir.
©   ©     Metropol Sineması açıldığında “Vaaay, sinemaya bak!” demektir.
©   ©     Vakko ya da YKM’nin önünde birileriyle buluşmuş olmak demektir.
©   ©    Okul gezilerinde mütemadiyen Anıtkabir, Anadolu Medeniyetleri , Etnografya Müzesi , Eski Meclis vs’ye gitmiş olmak demektir.
©   ©     Çocukluğunuzun en unutulmaz anlarının, Atakule Dreamland.de geçirilen zamanlar olması demektir.
©   ©      Kızılay’da dersaneye gitmek demektir.
©   ©     Güvenpark’tan otobüs ya da dolmuş duraklarına gitmektir.
©   ©      AAAL, GAL, MERAL’in ne anlama geldiğini bilmek demektir.
©   ©     Arjantin’e “Cadde” diyebilmektir.
©   ©     Kuğulu Park’ta kuğuları izlemektir. "Amaaan burayı görünce hayal kırıklığına uğradım!" diyen İstanbullulara, sen anlamazsın diyerek anılarına gömülmek demektir.
©   ©    Bestekar’a inmek, Corvus’ta bira, Hayyami de şarap Mısır Cafe’de nargile içmek demektir.
©   ©    Tunalı'ya "Tunalı Hilmi" diyenlerin bizden olmadığını bilmektir. 
©   ©    Kıtır'da patates bira keyfi yapmak, bu tadı başka hiçbir yerde alamamak demektir.    
©   ©     Bir İstanbullunun gelip de “İyi güzel de deniz yok ama yaa!” diyişine “Sanki sen her gün denize giriyorsun ya” demek istemektir.
©   ©    Yapacak bir şey bulamamak ama bunu da Ankara’nın şanından saymaktır :)
©  ©    "ASPAVA" demektir:) Soslu patatesine, salatasına, cacığına bayılmak, İstanbul'dan Ankara'ya her gidişte ilk gecesinde Aspava yemeden duramamak demektir.
©   ©     “Bebe” demektir.
©   ©    Yürüyen merdiveni tıka basa doldurmaktır, öyle sol tarafı boş bırakmak gibi huyumuz yoktur.
©   ©     İ.Melih Gökçek yazısını her yerde görmektir.( O "İ" ile ilgili ne kadar yaratıcı olabileceğimizden bahsetmeme bile gerek yok sanırım)
©   ©    AOÇ diyince akla gelen kokoreç ve AOÇ dondurmasıyla ağzının suyunun akmasıdır.
©   ©    HOSTA= Döner demektir.
©   ©    İstanbul’da Ankara ayazını özlemektir. Deniz olmamasına aldırmadan bağımlı olmak, sevmektir.
©   ©    Seğmenler Parkı’nda içmiş ve parkta sabahlamış olmak demektir.
©   ©   “Beyin Bedava”cı KPSS yıldızımız olması demektir.
©   ©    Meşrutiyet köprüsünde dans eden apaçi videolarını görünce “İyi ki bunlara denk gelmemişim!” demektir.
©   ©    Aşk Tesadüfleri Sever’i izlerken bir Ankaralı olarak herkesten çok ağlamak demektir.

Veee tüm bunları okuyan Ankaralıların yüzünde oluşan  gülümsemeyi hep yaşıyor olmak demektir.
İstanbul'a taşınmakla doğru kararı vermişim diyorum bugün ama "İyi ki Ankaralıyım!" demekten kendimi alamıyorum...

Ö.