26. Geleneksel "Özge Doğumgünü Şenlikleri" sona erdi!!

Veeee Geleneksel “Özge” doğumgünü şenlikleri yurtta ve tüm dünyada büyük coşkuyla kutlandı. Şu an doğumgünümün geçmiş olmasının ve yenisine tamı tamına 361 gün kalmış olmasının hüznü var tabi=( Şaka bir yana bu sene de yine mükemmel geçti doğumgünüm =) Ne kadar sevildiğimi bir kez daha görme fırsatım oldu, ee tabi açık açık istediğim hediyeleri de iletmiş olduğumdan da bol hediyeli bir doğum günü oldu=) 




Gelelim kutlamalaraJ
İlk kutlama benim biricik güzel ailemle oldu. Bir önceki hafta Ankara’da olduğum için, onlarla dolu dolu güzel vakit geçirme imkanını buldum, bir de neredeyse iş dışında 6 aydır gelmemiştim Ankara’ya. O yüzden süper oldu, pek de güzel müthiş oldu=) Hediye olarak da Babacığım sağolsun ben ne istersem onu alıyım diye nakit çalıştı bana, bende Amerika’da doya doya harcamak için sakladımJ
Sonrasında doğumgünüme daha 5 gün varken, gerçekten de hiç beklemediğim bir anda mükemmel bir sürprizle başladı haftam. İşten çıkıp markete uğrayıp eve gidecektim, marketten alışveriş yapıp elim kolum dolu apartmana girdiğimde beni inanılmaz bir sürpriz bekliyordu. Batu yapmıştı yapacağını, gel de aşık olma bu adama yani=)






Şenliklerin ilk pastası=)




Her noktada beni bekleyen zarflar, içerisinden çıkan müthiş yazılar ve bir sonrakine yönlendiren sözler vardı, evde tam bir treasure hunt yapılıyordu, hele ki doğumgünüm içinse değmeyin keyfime=) Hayatımdaki en güzel sürprizdi, hediyelerde cabası.
Agatha’m (ki agatha aşkım fotoğraftan da birazcık(!) belli oluyordur sanırım)
LMFAO CD’m... Dancing with I'm Sexy and I Know it... Wiggle, wiggle, wiggle=)


Eeyore’um





Veeee işte o anlata anlata bitiremediğim elbisem=) Mezuniyette ne giyeceğimde böylece netleşmiş oldu=)



O kadar mutluydum ki bütün akşam evde Tigger tadında gezdim zıplaya zıplaya=) Hatta bayramlıkları yeni alınmış küçük bir çocuk gibi utanmasam onlarla uyuyacaktım ki artık 27sine adım atmış eşşek kadar kız olduğumun ayrımına vardım=)
Hediyelerden daha güzeli, böylesine düşünülmüş tasarlanmış ve inanılmaz içten güzel yazılmış mektuplarla sunulmuş bir sürpriz olmasıydı…Böyle adam ısırılır, yenir, sevilir.

Sonrasında geri sayım heyecanla devam etti. Ayın 21’inde bu sefer ablacığmın sürpriziyle güne başladım=) 2 tane müthiş küpe almış bana, ba-yıl-dımmmm=)


  Gelelim Cuma gününe… Malum doğumgünüm bu sene pazara denk geldiği için kutlamaları Cuma da Pazartesi de kabul edeceğimi söylemiştim ki gerçekten de öyle oldu=) Cuma yine bol eğlenceli, sürprizli geçti. Sabah masama geldiğimde böyle bir görüntüyle karşılaştımJ Special thanks to @nilaylom & @handecee








Hemen yırtarcasına açtım paketimi (zarflarımı bile okumadan! Sorry girls, dayanamazdım) ve içinden Didem’in izi nal bilekliğimle kurukafa kolyem çıktı, wuhuuuuuuuuu=) İkisine de bayıldım, zaten Didem’in tasarımlarına bayıldığımı belirtmiştim=) Hemen taktım ikisini de.


Sonra da kartlarımı okudum, seviyorum kızlar sizi=)





Sonrasında danışmadan arandım ve çiçeğim olduğu söylendi, hemeeen uçar adımlarla indim aşağıya ablişim göndermiş, çiçekten çok nota koptum…Tam bir Büdü’m o benim=)
“Ailemden kardeş istediğim gün tarihin en büyük sponsorluk anlaşmasına imza attığım günmüş Edi=))) İyi ki doğmuşsun. Sponsorun ablan. “



Halimiz hep bu Edi&Büdü videosundaki gibi, Allah ablama sabır versin, iyi ki var o=)

 
Gün tabi burada bitmedi, birlikte çalıştığımız firmalardan bir tanesi bana Laduree Macaron göndermiş, eeen sevdiğimdeeen. Görkem Bey’e teşekkürleri bir borç bilirimJ




Tabi ekibimiz macaron aşığı olduğundan kutunun bitmesi 3 sn. falan sürdü=)

  Dahası var, benim müthiiişşş ekibim(İrem, Ceren, Serap, İnci, Ayçe ve Seçil hn.) en sevdiğim pastadan alarak doğumgünümü kutlama festivaline katıldı=) Frambuazlı beyaz çikolatalı pastayı gördüğümde mest olmuştum zaten, hele ki o bayıldığım Mango pantolon ve fosforlu bir sürü şeyi görünce daha da bi kendimden geçtim=)






 
Akşamında da zaten Esma Sultan’dan mezuniyet balomuz vardı, onun ayrıntılarına bir sonraki yazımda yer vereceğimJ Sonraki gün, bol alkollü ve uykusuz bünyeye rağmen, kalktık ve Burç Beach’e gittik ve günü beach volley oynayarak, güneşlenerek ve yiyerek geçirdik=)






Saat 4 gibi çıktık Kilyos’tan. Kısa zamanda bile pancara dönmeyi başarmıştım, ama eve gittiğimde beni bekleyen daha büyük bir kriz vardı. “Giyecek hiçbir şeyim yoook!” Hani kafanda bir şey kurarsın ve de nasılsa olur diye denemezsin ya, işte aynen bu saflığı yaptım ve istediğim gibi durmadı kıyafetler ondan sonra bütün dolabı yatağımın üzerine boşaltmak suretiyle 17.457.579 parça denedim, artık sonunda bir şey de karar kılmam gerekiyordu, yoksa doğum günümü yatak odamda dolap karşısında geçirecektim. Whatever… Giyinip çıktım. Pancar renkli yüzümle pek içime sinmese de sevdiklerimle vakit geçirecek olmak yeterdiJ
Doğumgünüme İpot’um da gelmişti, ama onunla çekildiğimiz fotolar henüz elime ulaşmadığından ekleyemiyorum, ama o da bana müthiş bi “Didem’in İzi” almış, ohh yeahh=)
Bir de Tuğberk’cim müthiş orijinal bir hediye almış, fırsatlar kitapçığı gibi bir şey, içinde bir sürü fırsat var ve hepsi güzellik, bakım üzerine. İster git fön çektir, ister makyaj yaptır, ister manikür ya da bir spa veya Thai masajı. Hepsi de farklı farklı yerlerden, tek bir kitapta toplanmış. Mükemmel bişeyyy=)

Gökçe G. kuzum da bana La Senza'dan ciciler almışşşş, burada yayınlamayacağım artık onları ama mükemmel tatlılarrrr=)
Eee tabi değmeyin keyfime, sevdiklerimle birlikte kutlanan, eğlenilen, vakit geçirilen doğumgününden başka ne istenir ki?
İşte akşamdan son kareler:





 
P.S: Pazartesi günü sevgili ajansım Medina Turgul ekibinden de bir meyve sepeti geldi. Çoook teşekkürler,

Pekiii, doğum günü günümde ne mi yaptım? Mezun oldum=) (Her ne kadar henüz projemi teslim etmemiş olsam da tüm derslerimi verdiğim için mezun olmaya hak kazandım diyelim:P )
Uzun lafın kısası, 26. Geleneksel Özge Doğumgünü Şenlikleri de bu şekilde bol eğlenceli, bol sürprizli geçti.
İyi ki varsınızzzzz, sizleri çook seviyorum=)
P.S: Aramayı unutanları buradan rencide etmicem, ama çetelesi tabii ki tutuldu! =)
Ö.